A’dan Z’ye Hamilelik Süreci

25.04.2017
A+
A-
A’dan Z’ye Hamilelik Süreci

Bir kadın için dünyanın en güzel haberi şüphesiz aldığı hamilelik haberidir. O andan itibaren dünya bizim için başka türlü dönmeye başlar. Bir yanımız mutluluktan havalara uçar, bir yanımız ise soru işaretleri ve merakla doludur. Anne adaylarının kafasını sürekli kurcalayan soru işaretleri ve merak ettiklerini  İstinye Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Bülent Tekin anlattı.

“Hamilelik toplum tarafından heyecanlı, duygulu bir süreç olarak bilinmektedir. Fakat kadınlar hamile kaldıkları gün bu sevinci yaşadıktan kısa bir süre sonra hamilelikleri ile ilgili süreci merak eden, vücutlarındaki bazı değişiklikleri sürekli sorgulayan bir sürece girerler. Peki nedir bu sorular?

İlk üç ayda hamile kadınları bekleyen temel şikayetler:

  • Yorgunluk,
  • Uyku hali,
  • Bulantı,
  • Kusma,
  • Kanama ve kasık ağrılarıdır.

Kanama ve kusma ile merak edilenler

Kanama şikayeti genellikle lekelenme şeklinde olur ve bu şikayet hamilelerin en kaygı duyduğu durumdur. Bu durum bazen düşük veya düşük tehdidini işaret etse de genellikle implantasyondan (yerleşme) dolayı olur. Bulantı-kusma beta hcg denilen gebelik hormonunun ilk üç ayda kanda yüksek seyretmesine bağlı oluşur. Sonrasında bu hormon seviyesindeki düşüşle beraber bu şikayetler kendiliğinden kaybolur. Kişide tiroid hastalığı da mevcutsa bulantı ve kusmalar çok daha ağır seyreder, tiroid hastalığının tedavisi ile bulantılar da azalır.

Kusmaya karşı alınabilecek önlemler

Eskiden hastalara kuru ve tuzlu gıdalar yemesi, yağlı ve tatlı gıdalardan kaçınması önerilirdi. Güncel yaklaşımda hastanın gıda seçimini kendisinin yapması önerilir. Mümkünse kusmayla kaybettiği sıvı ihtiyacını yerine koymak için bol sıvı tüketmesi önerilir. Bu şekilde başarılı olunamayan hastalarda ilaç tedavisine geçilir. Bu tedavi nadiren de olsa hastanede yatarak olabilir. Hastalar kilo kaybına uğrayabilirler. Kilo kaybı yüzde 10’dan fazla olursa veya karaciğer etkilenmeye başlarsa hastaneye yatarak damar yolundan beslenmeleri gerekebilir. Gebeliğin ilk aylarında göğüslerde sızlama ve hassasiyet olabilir. Bu şikayet kısa bir sürede kendiliğinden kaybolur. Bu süreçte hastaya mümkün olduğunca sütyen takmaması önerilir. 

3 aylık dönemi atlattıktan sonra dikkat edilmesi gerekenler

Hamileliğin ortadaki 3 ayı genel olarak en rahat dönemdir. Son 3 ayı ise kilo artışı ve karnında taşıdığı bebeğin bası bulgularından dolayı oluşan ve vücudun ağırlık merkezinin değişmesine bağlı olarak ortaya çıkan şikayetlerdir. Diş eti kanamaları, burun kanamaları hamilelikte beklediğimiz normal belirtilerdir. Hamilelik ilerledikçe vücutta ödem artışı olur, tansiyon yükselmediği sürece ödemden korkulmamalıdır. Bu ödemin sebebi damar içerisindeki sıvının damar dışına çıkarak dokuda birikmesidir. Bacaklarda oluşan kramplar ve karın ağrılarının sebebi vücuttaki magnezyum ve kalsiyum eksikliği olabilir, magnezyum ve kalsiyum desteği ile bu kramplar geçebilir. Hamilelik süresinde burunda, ayaklarda, ellerde büyüme olabilir, sonrasında bu bulgular yavaş yavaş gerileyecektir. Sık idrara çıkma şikayeti rahmin idrar torbasına yaptığı baskıdan kaynaklanır ve gebelik haftası ilerledikçe artar.

Çatlaklarla başa çıkmak için

Karın çatlakları hamilelerin başlıca kozmetik sorunlarından biridir. Bu çatlaklar kişinin kollajen dokusuna bağlı olarak farklılık gösterebilir. Eczanelerde satılan çatlak kremleri, zeytinyağı, badem yağı gibi ürünlerin çatlak önlemede faydası tam olarak kanıtlanmış olmasa da 20’inci haftadan sonra bu ürünlerin kullanımı önerilir. 28’inci haftadan sonra ise, doğum sonrası emzirmeye bağlı meme ucu çatlaklarının oluşmaması için satılan kremler de vardır. Ciltte lekelenme artışı hamilelik sürecindeki hormon değişikliklerine bağlıdır ki, bu belirtiler de sonrasında kaybolur.

Çok tartışılan şeker tarama testleri

Tüm dünyada 24-28. haftalar arasında yapılan gebelik şekeri tarama testleri maalesef ülkemizde bir tartışma konusu haline gelmiştir. Bu konuyla ilgili hiçbir bilimsel kanıt olmadığı halde medyadaki haberler yüzünden gebeler şeker tarama testi yapmakta imtina etmektedirler. Halbuki tespit edilememiş gebelik şekeri onlara ve taşıdıkları bebeğe çok daha zararlıdır. Ülkemizde yapılan diğer bir eksik ise tüm gebelik takiplerini doktor tarafından yapılmasıdır. Halbuki hamile kadınlara verilecek iyi bir gebelik eğitimi doktor muayenesinden çok daha faydalıdır. Hamileliğin özellikle ikinci yarısı süresinde haftada bir tansiyon ölçümü, her gün bebek hareketlerinin hamile kadınlar tarafından takibi, ultrason kontrollerinden çok daha önemlidir. Bebek hareketlerinin 12 saat içerisinde en az 10 defa olması, bebeğin anne karnında sağlıklı olduğunun en önemli belirtisidir.

Hamilelikte beslenme

Hamile kadınlarımızın sıklıkla sordukları diğer bir soru ise beslenme ile ilgilidir. Hamilelik süresince karbonhidrattan fakir proteinden zengin bir diyet programı onlar için yeterlidir. Bol su tüketilmeli, sigara, alkol, çay, kahve ve katkı maddeli gıdalardan kaçınılmalıdır ki aslına bakarsanız bu öneriler sadece hamileler için değil tüm toplum için uyulması gereken diyet kurallarıdır. Gebelikle ilgili eczanelerde çok sayıda vitamin ilaçları, Omega-3, balık yağı gibi ürünler satılmaktadır. Bunların da kanıtlanmış bir faydası olmadığından hala rutin destek tedavi protokolüne girememiştir. Tek alınması gerekli olan element demirdir. Tüm enfeksiyonların artması hamilelikteki genel vücut bağışıklığının azalmasına bağlıdır. Bu yüzden çoğu ülkede grip aşısı hamilelere rutin olarak yapılmaktadır.

Hamilelikte cinsellik ile ilgili merak edilenler

Gebelikte cinsellik kadınlarımız tarafından merak edilen ve aslında ne zaman yasaklanacağı hala tartışmalı olan bir konudur. Kimi çalışmalara göre tüm gebelik boyunca serbest bırakılabilecekken, kabul görmüş uygulama sadece 32 -37’inci haftalar arası yasaklanması yönündedir. Hamilelikte eğilip kalkmak, uzanmak gibi fiziksel aktivitelerden kaçınılması gerektiğine inanılır ki, aslında bu tip aktivitelerin gebeliğe olumsuz etkisi yoktur. Gebelikte artan bel ağrılarının sebebi ise vücudun ağırlık merkezinin değişmesine bağlı olarak omurganın postüründeki farklılaşmadır. Bu durumdan az etkilenmeleri için en sık önerimiz yüzme sporudur.

Yazıdan anlaşabileceği gibi gebelik takibi doktorunuzun ultrason ile bebeğe bakmasından ibaret değildir. Aksine iyi eğitilmiş bir gebenin kendi hamileliğini yönetebilmesi çok daha önemlidir. Çünkü doktor takibi muayene anı ile sınırlı iken anne adayları kendilerini bu bilgiler ışığında sürekli takip edebilirler.”

Op. Dr. Bülent Tekin

Este Magazin
Güncel Estetik, Sağlık ve Kültür & Sanat Haber Portalı
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.