sokağa çıkma yasağı Haberleri - Este Magazin https://www.estemagazin.com/e/sokaga-cikma-yasagi/ Güncel Sağlık ve Kültür & Sanat Haber Portalı Sun, 09 May 2021 02:21:09 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 (Kamuoyu Araştırması) Türkiye’nin Koronavirüs Salgınına Bakışı https://www.estemagazin.com/kamuoyu-arastirmasi-turkiyenin-koronavirus-salginina-bakisi/ https://www.estemagazin.com/kamuoyu-arastirmasi-turkiyenin-koronavirus-salginina-bakisi/#respond Tue, 18 Aug 2020 13:06:43 +0000 https://www.estemagazin.com/?p=1939 Türkiye'de ilk vakanın görülmesinden itibaren 30 Nisan 2020 tarihine kadar toplam 1.033.617 test yapıldı, 120.204 vaka tespit edildi. Bu süreçte 3.174 kişi vefat etti ve 48.886 kişi iyileşti

The post (Kamuoyu Araştırması) Türkiye’nin Koronavirüs Salgınına Bakışı appeared first on Este Magazin.

]]>
Her geçen gün salgınla ilgili yeni haberlerin ve gelişmelerin olduğu bir durumda NG Araştırma şirketi kamuoyunu aydınlatmak için devam niteliğinde 3. araştırmasını yaptı. Koronavirüsle ilgili kamuoyu araştırması, 27-29 Nisan 2020 tarihleri arasında Türkiye genelinde 81 ilden, 15 yaş üzeri 2191 kişinin katılımı ile online araştırma platformu benderimki.com üzerinde gerçekleşti.

Türkiye’nin nabzının tutulduğu en güncel kamuoyu araştırması ilginç konulara ışık tutuyor.

 

Koronavirüse yakalanmaktan korkuyor muyuz?

Sağlık Bakanlığı ülkemizdeki koronavirüs salgınının güncel durumu hakkında hergün bilgi veriyor. Vaka sayısının artması durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Peki, ölüm sayısının 3 bini geçtiği bugünlerde koronavirüse yakalanmaktan korkuyor muyuz?

Yaptığımız araştırma sonucunda görüyoruz ki geçtiğimiz 2 haftalık süreçte koronavirüse yakalanmaktan korkanların oranı %80’den %77’ye geriledi. Mevcut duruma baktığımızda Sağlık Bakanlığı’nın salgınla ilgili umut verici açıklamaları, iyileşen hasta sayısının vaka sayısından fazla olması, Türkiye’den ve dünyadan aşıyla ilgili gelen haberler karamsar bakış açısını biraz yumuşatmış olabilir.

Koronavirüs ülkemiz için tehdit mi?

Ülkemizde koronavirüs vaka sayılarındaki artışın sabitlenmesi ve iyileşen hasta sayısının her geçen gün artması etkilerini insanların bakış açılarında hissettirmiş. Geçtiğimiz 2 haftalık süreçte koronavirüsün ülkemiz için tehdit oluşturduğunu düşünenlerin oranı %92’den %84’e düştü. Bunun doğal sonucu olarak da koronavirüsü tehdit olarak görmeyenlerin oranı %4’den %9’a, fikri olmayanların/kararsızların oranı da %4’ten %7’ye yükseldi.

Koronavirüs ne zaman kontrol altına alınabilir?

Koronavirüs salgınının başlamasıyla hepimizin hayatında bir takım değişiklikler yaşandı. Sosyal hayatımız kesintiye uğrarken kimimiz işine bile gidemez oldu. Sabırla karantina günlerinin bitmesini beklerken hepimizin merak ettiği soruyu katılımcılara sorduk. Koronavirüs ne zaman kontrol altına alınabilir?

Bir önceki koronavirüs araştırmamızdaki sonuçlar ile karşılaştırdığımızda geçtiğimiz 2 haftalık süreçte katılımcıların daha iyimser olduğunu görüyoruz. Araştırmaya katılanlar arasında ağırlıklı beklenti bu salgının birkaç ay içinde kontrol altına alınacağı yönünde.

Koronavirüs önlemleri ve testleri yeterli mi?

2 hafta önce yaptığımız araştırma sonuçlarına kıyasla, katılımcıların koronavirüse karşı alınan önlemlerdeki memnuniyet seviyesinin arttığını görüyoruz. Koronavirüsün yayılmasını önlemek için ülkemizde alınan önlemlerin yeterli olduğunu düşünenlerin oranı %44’den %63’e yükseldi. Yeterli olmadığını düşünenlerin oranı ise %49’dan %31’e, fikri olmadığını belirtenlerin oranı %7’den %6’ya düştü.

Ülkemizde ilk koronavirüs vakası açıklandığı andan itibaren yapılan test sayılarında doğrusal bir artış göze çarpıyor. Test sayısının gün geçtikçe artması katılımcıların düşüncelerini de değiştirmiş durumda.

Test sayısının yeterli olduğunu düşünenlerin oranı %35’den %49’a yükselirken, bunun doğal sonucu olarak yeterli bulmayanların oranı %50’den %35’e düştü. Fikri olmadığını belirtenlerin oranı %16 olarak çıktı.

 

Sokağa çıkma yasağı olmalı mı?

Koronavirüs salgınının kontrol altına alınabilmesi için bireysel olarak alabileceğimiz en önemli önlemlerden biri, diğer insanlarla fiziksel etkileşimi en aza indirmek. Sağlık Bakanlığı ve uzmanlar bu nedenle ‘Evde Kal’ çağrısı yapıyor. Peki biz neler yapıyoruz? Araştırmaya katılanların %25’i hiç evden çıkmadığını belirtti. Zorunda kalmadıkça çıkmayanların oranı %38, yalnızca temel ihtiyaç alışverişleri için dışarıya çıkanların oranı ise %23. İşi nedeniyle mecburen dışarı çıkmak zorunda olanların oranı %14. Herşeye rağmen gündelik hayatında hiç değişiklik yapmadan yaşamaya devam edenlerin oranı ise %0,5 (binde 5).

Ülkemizde sürekli sokağa çıkma yasağı ilan edilmese de salgın sürecini yavaşlatmak için bazı kısmi yasaklar uygulanıyor. İlk olarak İçişleri Bakanlığı tarafından koronavirüsün yayılmasını önlemek amacıyla, öncelikle 65 yaş üstü vatandaşlar için, sonrasında da 20 yaş altı gençler ve çocuklar için sokağa çıkma yasağı uygulamasına geçildi. Katılımcıların %84’ü bu yasağı doğru bulduğunu belirtirken, %6’sı doğru bulmadığını belirtiyor. %10’luk kesim ise çekimser kalmayı tercih etti.

İçişleri bakanlığı tarafından getirilen diğer önemli kısıtlamalardan biri de haftasonları için genel sokağa çıkma yasağı oldu. Hem iş hayatının etkilenmemesi hem de koronavirüs salgınının yayılmasını engellemek amacıyla alınan karar katılımcıların çoğunluğu tarafından büyük takdir görmüşe benziyor. Katılımcıların %83’ü haftasonu sokağa çıkma yasağını olumlu bulurken, %10’u ise aynı görüşte olmadığını belirtti. %7’lik kesim ise çekimser kalmayı tercih etti.

23 Nisan ve 1 Mayıs gibi resmi tatillerin haftasonu ile birleştirilip sokağa çıkma yasağı ilan edilmesine, katılımcıların %77’si destek verirken, %14’ü ise bu düzenlemeyle aynı görüşte olmadığını belirtti. Kararsızların oranı %9 oldu.

Yaklaşmakta olan Ramazan Bayramı süresince sokağa çıkma yasağı uygulamasına olumlu bakanların oranı diğerlerine oranla daha düşük. Ramazan Bayramı’nda sokağa çıkma yasağı uygulamasına sıcak bakanların oranı %62. Bu uygulamayı istemeyenler %14, kararsızlar ise %24. Katılımcılara bayramda kimleri ziyaret etmeyi planladıklarını sorduğumuzda %64’ü kimseyi ziyaret etmeyeceğini, %5’i ise yalnızca salgının risk grubunda olmayanları ziyaret edeceğini belirtti. Katılımcıların %29’u ise anne, baba, kardeşler gibi en yakınlarını, %2’si ise her zaman ziyaret ettiği kişileri ziyaret edeceğini belirtti. Yaşlıların risk grubunda olduğu düşünüldüğünde yaklaşık olarak her 3 kişiden 1’inin yapmayı planladığı bayram ziyareti, salgının yaşandığı bir dönemde önemli bir riski göstermektedir.

Araştırmamıza katılanlara, genel sokağa çıkma yasağı ilan edilmeli mi diye sorduğumuzda bir önceki araştırmamıza kıyasla sonuçlardaki değişim göze çarpıyor. Sokağa çıkma yasağı ilan edilmeli diyenlerin oranı %77’den %63’e geriledi. Buna bağlı olarak yasak olmasın diyenlerin oranı ise %8’den %15’e ve kararsızların oranı da %15’den %22’ye yükseldi.

Salgın döneminde neler yapıyoruz?

Koronavirüsün yayılmasını engellemek için evden dışarı çıkmamaya özen gösterdiğimiz bu dönemde ihtiyaçlarını karşılamak için her 10 kişiden 3’ü evinde stok yapıyor.

Bu süreçte çoğumuz belki daha önce hiç fırsatını bulamadığımız kadar evde zaman geçirmek durumunda kaldık. Bu zamanı en verimli ve eğlenceli şekilde kullanmak için hepimizin başvurduğu yollar var. Katılımcıların evde yapmaktan hoşlandığı aktivitelerin başında dizi/film izlemek gelirken, sosyal medya kullanmak 2. sırada yer aldı. Koronavirüs salgını döneminde insanların evde nasıl zaman geçirdiğinin güncel sıralaması şöyle gerçekleşti:

 

Dizi/film izleyerek 70%
Sosyal medya kullanarak 69%
Ev işleri yaparak 53%
Haberleri yakından takip ederek 49%
Kitap okuyarak 46%
Uyuyarak 45%
Oyun oynayarak 40%
Görüntülü konuşma yaparak 34%
İbadet ederek 32%
Kişisel bakımla 28%
Normalden çok çay kahve içerek 23%
Normalden çok yiyerek 22%
Çalışarak 21%
İnternetten alışveriş yaparak 21%
Aylar öncesinden bekleyen işleri bitirerek 15%
Bulmaca çözerek 10%
Dedikodu yaparak 4%
Normalden çok alkol içerek 1%

 

Evde her zamankinden daha çok kaldığımız ve ailemizle daha fazla zaman geçirdiğimiz salgın döneminde aile içi ilişkilerimizi incelemek için de ilginç bir dönem oldu. Her 5 kişiden 1’i aile içi ilişkilerinin olumlu etkilendiğini belirtirken, olumsuz etkilendiğini belirtenlerin de oranı aynı oldu. Geri kalan her 5 kişiden 3’ü ise aile içi ilişkilerinde bir değişiklik olmadığını belirtti.

 

Koronavirüsten korunmak için hangi önlemleri alıyoruz?

Zaman geçtikçe farkındalığın artmasıyla beraber salgına karşı kişisel önlem alanların oranında da artış görüyoruz. Koronavirüsten korunmak için önlem aldığını belirtenlerin oranı 14 Mart’ta %90 iken, 14 Nisan’da bu oran %96’ya yükselmişti. Geçtiğimiz 2 haftalık süreçte ise önlem alanların oranının %97’ye yükselmesi sevindirici.

Alınan kişisel tedbirlere baktığımızda halen önemli bir iyileştirme gerekliliği göze çarpıyor. Salgın sürecinin uzun sürmesinden kaynaklı insanlarda oluşabilecek psikolojik yorgunluk ve duyarsızlık durumlarının oluşmasını engellemek için bilgilendirme çalışmalarının devam etmesi ayrıca önemli.

Şimdiye kadar 3 farklı tarihte yaptığımız araştırma sonuçlarını karşılaştırdığımızda alınan kişisel önlemlerdeki tablo şöyle gerçekleşti:

14 Mart 14 Nisan 30 Nisan
Sürekli ellerimi yıkıyorum (su, sabun, alkol içerikli el dezenfektanı ile) 94% 89% 89%
İnsanlarla tokalaşmamaya, temas etmemeye çalışıyorum 82% 87% 87%
Bulunduğum kapalı yerleri sık sık havalandırıyorum 75% 82% 81%
Öksürürken ağız ve burnumu tek kullanımlık bir mendille kapatıyorum 65% 66% 66%
Bağışıklık sistemimi güçlendirecek önlemler alıyorum 62% 65% 62%
Soğuk algınlığı veya grip hastası kişilerden 1 metre uzakta duruyorum 57% 57% 55%
Hasta olduğumda evde istirahat ediyorum 40% 32% 31%
Öksürük, ateş ve nefes darlığı şikayetim olduğunda doktora gidiyorum 34% 23% 19%
Hasta olduğumda maske takıyorum 28% 39% 37%
Hayvansal ürünler tüketmeden önce iyice pişiriyorum 27% 28% 30%

 

Salgının ekonomiye etkisinin nasıl olması bekleniyor?

Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de salgının ekonomik boyutlarını en aza indirmek için bazı yardım paketleri açıklandı. Peki halkımız koronavirüsün ülke ekonomisine nasıl bir etkisi olacağını düşünüyor?

Katılımcıların %88’i salgının ekonomik etkilerinin olumsuz olacağını bekliyor. Katılımcıların %7’si ekonominin etkilenmeyeceğini düşünürken ekonomiye olumlu yansımaların olacağını düşünenlerin oranı ise %5.

Koronavirüsün çalışanlar üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak üzere hazırlanan yasa tasarısında ülkemizde çalışanlar üç aylık bir dönemde işten çıkarılamayacak. Diğer yandan araştırmaya katılanların %83’ü önümüzdeki 1 sene içerisinde işsizlik oranının artacağını düşünürken, %12’si değişmeyeceğini düşünüyor. İşsizliğin azalacağını düşünenlerin oranı ise %5.

 

Koronavirüs insan yapımı olabilir mi?

Koronavirüsün dünya üzerindeki ölümcül etkisini bir yana bırakacak olursak, bir yandan da ülkeler arasında krize sebep olması an meselesi. Son olarak ABD başkanı Donald Trump, koronavirüs için ‘Çin Virüsü’ tabirini kullanmış ve bu durum büyük tepki görmesine yol açmıştı.

Özellikle sosyal medya kanalları üzerinde koronavirüsün insan eliyle oluşturulmuş olabileceği konuşuluyor. Araştırmamıza katılanların %36’sı virüsün insan eliyle oluşturulduğunu düşünürken, %19’u ise karşıt görüşte. Bu konu hakkında fikri olmadığını belirtenlerin oranı %45.

 

Koronavirüs aşısı bulunacak mı?

Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de koronavirüse karşı aşı araştırmaları yapılıyor. Geçtiğimiz haftasonu Prof.Dr. Ercüment Ovalı’nın resmi Twitter hesabından koronavirüs aşısını bulduğunu ve hayvanlar üzerinde denenmeye hazır olduğunu açıklaması gündeme bomba gibi düştü. Bu haberle ilgili halkımız ne düşünüyor? Peki insanlar üzerinde uygulanmaya hazır koronavirüs aşısı bulunmasıyla ilgili beklenti nasıl?

Katılımcıların %56’sı koronavirüs aşısının Türkiye’de bulunacağını düşünüyor. %17’si aşının ülkemizde bulunmayacağını düşünürken, fikri olmadığını belirtenlerin oranı %27.

Koronavirüs aşısı bulunup uygulanmaya başlandığında kendine yaptıracağını belirtenlerin oranı %55 olurken, aşıyı yaptırmayacakların oranı ise %12. Geri kalan kesim bu konuda kararsız olduğunu belirtti.

Araştırmaya katılanların %49’u gelecekte virüs kaynaklı başka ölümcül salgınların olabileceğini düşünürken, yalnızca %3’ü böyle bir salgının olmayacağını düşünüyor. Geriye kalanlar ise bu konuda bir fikri olmadığını belirtti.

 

Salgının olumlu yanları var mı?

Araştırmaya katılan her 4 kişiden 1’i salgının olumlu yönleri de olduğunu düşünüyor. Bu yönlerin neler olduğunu sorduğumuzda en çok vurgulanan noktalar şunlar oldu:

  • Çevre kirliliğinin azalması
  • Aileyle daha çok zaman geçirebilme fırsatı
  • Dini açıdan bir uyarı ve değerlendirme fırsatı
  • Kişisel hijyen ve genel temizliğin öneminin farkına varılması
  • Salgından dolayı yaşanan ölümler ve kısıtlamalar nedeniyle elimizdekilerin kıymetini anlama

 

Referanslar:
1- T.C. Sağlık Bakanlığı

The post (Kamuoyu Araştırması) Türkiye’nin Koronavirüs Salgınına Bakışı appeared first on Este Magazin.

]]>
https://www.estemagazin.com/kamuoyu-arastirmasi-turkiyenin-koronavirus-salginina-bakisi/feed/ 0
Sağlık Bakanı Yardımcısı Meşe: Türkiye’ye ilk koronavirüs vakası İtalya’dan geldi https://www.estemagazin.com/saglik-bakani-yardimcisi-mese-turkiyeye-ilk-koronavirus-vakasi-italyadan-geldi/ https://www.estemagazin.com/saglik-bakani-yardimcisi-mese-turkiyeye-ilk-koronavirus-vakasi-italyadan-geldi/#respond Tue, 21 Jul 2020 21:22:13 +0000 https://www.estemagazin.com/?p=1759 Sağlık Bakanı Yardımcısı Prof. Dr. Emine Alp Meşe, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye'deki seyrine ilişkin olarak bilgi verdi. Meşe, Türkiye'ye ilk vakanın İtalya'dan geldiğini söyledi.Sağlık Bakanı Yardımcısı Prof. Dr. Emine Alp Meşe, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına dair bilgi verdi. Bakan Yardımcısı Meşe, her yıl pandemik influenza eylem planının güncellendiğini belirterek, bu konuda il yöneticilerine de eğitimler verildiğini söyledi. Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü 11 Mart tarihinden bugüne kadar alınan kararları ve hayata geçirilen uygulamaları anlatan Meşe, ilaç, serum ve antiserum çalışmalarının devam ettiğini, sonbahar ve kış aylarının yaklaştığını bu dönemde de koronavirüs dışında solumun yolu enfeksiyonlarının görülmeye başladığını belirterek, bu süreç için de hazırlık yaptıklarını söyledi.  Meşe, antikorun ne kadar süre pozitif kaldığının sorulması üzerine, “Bu konuda araştırma yapıyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. Yurt dışında 3 ay gibi kaldığını gösteren çalışmalar var. Çok yüksek bağışıklık olmadığını, geçirenlerde de antikor olsa bile koruyucu olmayacağını gösteren çalışmalar da var” dedi. Bakan Yardımcısı Meşe, aşı çalışmalarıyla ilgili de, “Bizim kendi üniversitelerimizde 12 aşı çalışması var. Bunlar klinik safhada. 5’i fare deneyi aşamasında. Sonuçları çok iyi olanlar var ama bunlar daha da ilerleyecek. Mart, nisan, mayıs ve haziran aylarındaki virüslerin mutasyonu ile ilgili çalışmaya başladık. Virüs Türkiye’de mutasyona uğradı mı? Bu konuda da halk sağlığı laboratuvarlarında çalışma başlattık” diye konuştu. 'Sağlık çalışanlarına riske göre test yapıyoruz'

The post Sağlık Bakanı Yardımcısı Meşe: Türkiye’ye ilk koronavirüs vakası İtalya’dan geldi appeared first on Este Magazin.

]]>
Sağlık Bakanı Yardımcısı Prof. Dr. Emine Alp Meşe, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına dair bilgi verdi. Bakan Yardımcısı Meşe, her yıl pandemik influenza eylem planının güncellendiğini belirterek, bu konuda il yöneticilerine de eğitimler verildiğini söyledi. Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü 11 Mart tarihinden bugüne kadar alınan kararları ve hayata geçirilen uygulamaları anlatan Meşe, ilaç, serum ve antiserum çalışmalarının devam ettiğini, sonbahar ve kış aylarının yaklaştığını bu dönemde de koronavirüs dışında solumun yolu enfeksiyonlarının görülmeye başladığını belirterek, bu süreç için de hazırlık yaptıklarını söyledi.  Meşe, antikorun ne kadar süre pozitif kaldığının sorulması üzerine, “Bu konuda araştırma yapıyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. Yurt dışında 3 ay gibi kaldığını gösteren çalışmalar var. Çok yüksek bağışıklık olmadığını, geçirenlerde de antikor olsa bile koruyucu olmayacağını gösteren çalışmalar da var” dedi. Bakan Yardımcısı Meşe, aşı çalışmalarıyla ilgili de, “Bizim kendi üniversitelerimizde 12 aşı çalışması var. Bunlar klinik safhada. 5’i fare deneyi aşamasında. Sonuçları çok iyi olanlar var ama bunlar daha da ilerleyecek. Mart, nisan, mayıs ve haziran aylarındaki virüslerin mutasyonu ile ilgili çalışmaya başladık. Virüs Türkiye’de mutasyona uğradı mı? Bu konuda da halk sağlığı laboratuvarlarında çalışma başlattık” diye konuştu. ‘Sağlık çalışanlarına riske göre test yapıyoruz’ Bakan Yardımcısı Meşe, sağlık çalışanlarına koronavirüs testi yapılmasına neden zorunluluk haline getirilmediğinin sorulması üzerine de şunları söyledi: “Sağlık çalışanlarına test konusu, üzerinde konuştuğumuz ve tartıştığımız bir konuydu. Çalışma gruplarında aldığımız ortak karar sonucunda en akılcısı, riske göre sağlık çalışanlarına bu testleri yapmak oldu. Bunun için bir algoritma yayınladık. Buna göre sağlık çalışanının temas riskine göre test yapıyoruz. Test kısıtlaması yok sağlık çalışanlarında, riske göre yapıyoruz. PCR testi sadece o anlık virüsü gösteriyor. Yani o anda virüsün olması ya da olmaması bir daha olmayacağını göstermiyor. Bu yüzden Bilim Kurulu önerisi, riske göre test yapmaktı.” ‘Yerli tanı kitimizle ilgili sorun yok’ Prof. Dr. Meşe, yerli tanı kitinin ne kadar doğru sonuç verdiği konusundaki soruya da şöyle cevap verdi: “Tanı kitimiz halk sağlığı laboratuvarlarında geliştirildi. Dünya Sağlık Örgütü tarafından akreditasyonları yapıldı. Testin yüzde 90’ın üzerinde duyarlılığı var. PCR testinin pozitifliğini testin alınış şekli ve virüsün atılımı etkiliyor. Bir gün pozitif, ikinci günü negatif çıkabiliyor test sonucu. Bu sonuç tanı kitiyle alakalı değil virüsün atılımıyla ilgili. O yüzden yaşanan sorun testin duyarlılığının düşük olduğundan değil. Yerli tanı kitimizle ilgili bir sorun yok.” Prof. Dr. Meşe, virüste ikinci dalganın ne zaman başlayacağının sorulması üzerine de “Henüz dünyada birinci dalga bitmiş değil. İkinci dalganın başlaması için vakaların çok aza inmesi sonra artışa geçmesi gerekiyor. Tüm dünyanın ortak kararı, birinci dalganın henüz bitmediği” dedi. Bakan Yardımcısı Meşe ayrıca Türkiye’ye ilk vakanın İtalya’dan geldiğini söyledi.

The post Sağlık Bakanı Yardımcısı Meşe: Türkiye’ye ilk koronavirüs vakası İtalya’dan geldi appeared first on Este Magazin.

]]>
https://www.estemagazin.com/saglik-bakani-yardimcisi-mese-turkiyeye-ilk-koronavirus-vakasi-italyadan-geldi/feed/ 0
Kapalı Yerler Ne Zaman Açılacak? https://www.estemagazin.com/kapali-yerler-ne-zaman-acilacak/ https://www.estemagazin.com/kapali-yerler-ne-zaman-acilacak/#respond Tue, 19 May 2020 02:16:35 +0000 https://www.estemagazin.com/?p=2563 Kafeler, kahvehaneler, spor salonları ne zaman açılacak sorusu havaların ısınmasıyla birlikte milyonlarca kişinin gündemindeki yer aldı. Bilindiği üzere bu hafta pazartesi günü AVM, kuaför, berber ve güzellik merkezler çeşitli kurallara uyulması şartıyla açıldı. Bu kapsamda faaliyeti geçici bir süreliğine durdurulan mekanların ne zaman açılacağı merak konusu oldu. Peki, kafeler, kahvehaneler ve spor salonları ne zaman açılacak? Açılış tarihi hakkında açıklama yapıldı mı?

The post Kapalı Yerler Ne Zaman Açılacak? appeared first on Este Magazin.

]]>

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle Mart ayının ortalarından itibaren pek çok mekanın faaliyetleri geçici bir süreliğine durduruldu. Bu haftanın ilk gününde ise kuaför, berber, güzellik merkezleri ve AVM’ler açılmaya başlandı. Bu kapsamda özellikle havaların ısınmasıyla birlikte kafeler, kahvehaneler ve spor salonları ne zaman açılacak sorusunun yanıtı merak ediliyor.

KAFELER, KAHVEHANELER, SPOR SALONLARI NE ZAMAN AÇILACAK?

Kafeler, kahvehaneler, spor salonları ne zaman açılacak sorusu henüz yanıt bulmadı. Kafeler, düğün salonları, kahvehaneler, spor salonları ve sinemaların bir süre daha kapalı kalacağı tahmin ediliyor. Ancak normalleşme planına göre ilerleyen tarihlerde açıklama yapılması bekleniyor.

HANGİ MEKANLAR KAPALI?

Genelge ile 16 Mart saat 24.00 itibariyle bazı işletmelerin faaliyetleri durduruldu.

İşte kapalı olan mekanlar:

  • Tiyatro,
  • sinema salonları,
  • gösteri merkezi,
  • konser salonu,
  • nişan/düğün salonu,
  • Çalgılı/müzikli lokanta/kafe,
  • gazino,
  • birahane,
  • taverna,
  • kahvehane,
  • kıraathane,
  • Kafeterya, kır bahçesi,
  • nargile salonu,
  • nargile kafe,
  • internet salonu,
  • internet kafe,
  • her türlü oyun salonları,

Her türlü kapalı çocuk oyun alanları (AVM ve lokanta içindekiler dahil),
çay bahçesi,
dernek lokalleri,
lunapark,

Yüzme havuzu,
hamam,
sauna,
kaplıca,

Masaj salonu,SPA ve spor merkezlerinin faaliyetleri geçici bir süreliğine durduruldu.

RESTORAN VE KAFELERE YEŞİL IŞIK

Tarım ve Orman Bakanlığı 30 büyükşehir ve Zonguldak dışında kalan 50 ilde lokanta ve kafelerin sosyal mesafe kurallarına uyularak açılmasını tavsiye etti. Bakanlığın talebinin Bilim Kurulunda değerlendirildikten sonra bu hafta karara bağlanması bekleniyor.

Normalleşme süreci kapsamında 11 Mayıs’ta AVM ve mağazaların açılması planlanırken restoran ve kafeler için de yeşil ışık yakıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay başkanlığında normalleşme adımları konusunda kurulan komisyona, bakanlıklar kendi görev alanları ile ilgili talepleri iletmeye başladı. Bu kapsamda, Tarım ve Orman Bakanlığı, 30 büyükşehir ve Zonguldak dışındaki 50 ilde lokanta ve kafelerin açılmasını tavsiye etti. Bakanlığın talebinin Bilim Kurulunda değerlendirildikten sonra bu hafta karara bağlanması bekleniyor. Türkiye Gazetesi’nin haberine göre, restoran ve kafelerin açılması sosyal mesafe kurallarına bağlanması beklenirken, paket servisi dışında satış yapamayan işletmelerin de rahat bir nefes alması sağlanacak. Bakanlık ayrıca, hayvan satış pazarlarının açılması için de valiliklere yazı yazdı.

GÜNDEME GELECEK

Corona virüs salgınında bayram sonrasına kadar vaka sayısını sıfıra indiren iller özel olarak değerlendirilecek. Edinilen bilgiye göre bu illerde temel önlemler alınarak, sosyal hayatın yeniden başlatılması gündeme gelebilecek.

İşyerlerinin açılması söz konusu olabilecek. Bu illerin ancak kendileriyle benzer verilere sahip komşu illerle iletişime geçebileceği veya sadece il sınırları içerisinde serbesti sağlanacağı, şehirlerarası hareketliliğe izin verilmeyeceği belirtiliyor.

Böylece vaka görülmeyen illerin diğerlerinden korunarak, “tersine karantina” uygulanabileceği kaydediliyor. Şu aşamada bir süreden beri yeni vaka görülmeyen Gümüşhane, Bartın, Burdur, Tunceli gibi illerin bu kapsamda olabileceği, bu durumda bulunan il sayısının da 15 civarında olduğu ifade ediliyor.

Uzmanlar, “Vaka sayıları bayramın etkisiyle yükselirse önlemler arttırılabilir. Ancak bayramda artış kaydedilmezse normalleşmeden söz edilebilir” diyor. Bu nedenle Ramazan Bayramı sonrası 5 Haziran rakamlarının, tedbirlerin gevşetilip gevşetilmeyeceği konusunda kilit öneme sahip olduğu belirtiliyor.

Normalleşme süreci konusunda bakanlıklar arasında yapılan toplantılarda, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun belirlediği çerçevede yapılacak hazırlıklar planlanıyor. Yapılan değerlendirmelere göre vaka sayısı önümüzdeki haftalarda binli rakamlara düşebilir, buna bağlı olarak yeni önlemler alınarak bazı kurallarda gevşemeye gidilebilir.

The post Kapalı Yerler Ne Zaman Açılacak? appeared first on Este Magazin.

]]>
https://www.estemagazin.com/kapali-yerler-ne-zaman-acilacak/feed/ 0